
2026 yılıyla birlikte bordro hesaplamalarında esas alınan birçok temel parametre güncellendi. Asgari ücret tutarları, SGK tavanları, vergi dilimleri ve yan hak istisnalarındaki değişiklikler; hem işveren maliyetlerini hem de çalışan net ücretlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle insan kaynakları ve muhasebe ekiplerinin bordro süreçlerini yeni yasal çerçeveye göre yeniden yapılandırması büyük önem taşıyor.
Brüt asgari ücret 33.030 TL, günlük brüt tutar ise 1.101 TL olarak belirlendi. Net asgari ücret 28.075,50 TL seviyesine ulaşırken, işverene toplam maliyet %5’lik prim indirimi uygulandığında 39.223,13 TL, indirimsiz senaryoda ise 40.214,03 TL’ye çıkıyor. Bu fark, teşviklerden yararlanma durumunun işletme bütçesine etkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yüksek çalışan sayısına sahip işletmeler için birkaç puanlık prim avantajı dahi yıllık bazda ciddi maliyet farkları yaratabiliyor.
SGK tavan ve taban ücretlerindeki artış da bordro hesaplamalarının en kritik başlıklarından biri. Aylık SGK tavanı 297.270 TL’ye yükselmiş durumda. Bu artış, yüksek gelir grubundaki çalışanlar için daha fazla prim kesintisi ve işveren açısından daha yüksek sosyal güvenlik maliyeti anlamına geliyor. Üst düzey yöneticiler, teknik uzmanlar ve prim/bonus ağırlıklı ücret yapısına sahip çalışanların bulunduğu organizasyonlarda toplam bordro yükünün yeniden projelendirilmesi gerekiyor.
Vergi tarafında ise gelir vergisi dilimleri kademeli yapısını koruyor. İlk dilim %15’ten başlarken, gelir arttıkça %20, %27, %35 ve %40 oranlarına ulaşıyor. Yıl içinde ücretlerin vergi dilimi geçişlerinden etkilenmesi, çalışanların net ücretlerinde düşüşe yol açabildiğinden, İK birimlerinin bu süreci doğru iletişimle yönetmesi önem taşıyor. Asgari geçim indiriminin kaldırıldığı sistemde vergi indirimi tutarları ve engellilik indirimi gibi uygulamalar çalışan bazında farklılık gösterdiği için bordro hesaplamalarının kişisel parametrelere göre dikkatle yapılması gerekiyor.
Yan haklar tarafında istisna tutarlarındaki güncellemeler de dikkat çekiyor. Çocuk yardımı, aile yardımı, yemek ve yol yardımı gibi ödemelerin SGK ve vergi istisna limitleri, işverenlerin yan hak paketlerini tasarlarken göz önünde bulundurması gereken önemli sınırlar oluşturuyor. Özellikle yemek yardımı ve yol yardımı gibi düzenli sağlanan yan haklarda istisna tutarlarının aşılması durumunda ek vergi ve prim yükü doğabileceği için politika ve uygulama arasındaki uyumun sağlanması gerekiyor. Özel sağlık sigortası ve BES katkı payı istisnaları da toplam ödül yönetiminde daha stratejik kullanılabilecek kalemler arasında yer alıyor.
Kıdem tazminatı tavanının yıl içinde yeniden belirlenecek olması ise özellikle işten ayrılma senaryoları ve karşılık hesaplamaları açısından takip edilmesi gereken bir diğer başlık. Kıdem karşılığı ayıran şirketlerin finansal projeksiyonlarını güncel tavan tutar açıklandıktan sonra revize etmesi gerekecek. Tüm bu parametreler birlikte değerlendirildiğinde, 2026 yılı bordro yönetimi açısından daha dikkatli planlama gerektiren bir dönem olarak öne çıkıyor. Güncellenen oranlar yalnızca yasal zorunluluk değil; aynı zamanda ücret politikalarının, yan hak stratejilerinin ve iş gücü bütçelerinin yeniden ele alınması için önemli bir veri seti sunuyor. Doğru yapılandırılmış bir bordro sistemi, hem mevzuata uyum riskini azaltır hem de çalışan memnuniyetini destekleyen şeffaf bir ücret yönetimi sağlar. İnsan kaynakları ekiplerinin bu değişiklikleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alması, işletmelerin mali sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacaktır.